Mike Tyson'dan Önceki Dehşet: Michael Dokes Kendini Nasıl Yok Etti?
Mike Tyson'dan Önceki Dehşet: Michael Dokes Kendini Nasıl Yok Etti?

Boks tarihi, ringin içinde rakiplerini zekası ve kaba kuvvetiyle ezip geçen, ancak ring dışındaki kendi şeytanlarına yenik düşen şampiyonların hikayeleriyle doludur. Ağır siklet boksunun altın çağlarında, olağanüstü el hızı ve bitirici gücüyle boks dünyasının en büyük yıldızlarından biri olmaya aday bir isim vardı: “Dynamite” (Dinamit) lakaplı Michael Dokes.

O, Mike Tyson’dan çok daha önce hızlı yumruklarıyla ağır sikleti domine edebileceği düşünülen bir efsaneydi. Ancak yeteneği, kazandığı milyonlarca dolar ve WBA Dünya Ağır Siklet Şampiyonluğu kemeri; uyuşturucu bağımlılığı, lüks otomobiller ve kontrolden çıkan bir yaşam tarzı karşısında eriyip gitti. Zirveden cezaevi hücresine, oradan da parasız bir şekilde hayata veda edişe uzanan Michael Dokes’un yürek burkan çöküş hikayesine yakından bakalım.

“Dinamit”in Doğuşu ve Muhammed Ali ile Karşılaşması

10 Ağustos 1958’de Ohio, Akron’da doğan Michael Marshall Dokes, ringe adım attığı andan itibaren farklı olduğunu herkese hissettirdi. Amatör kariyeri başarılarla doluydu; henüz 15 yaşındayken ulusal finallere kalıyor, dönemin efsaneleriyle dişe diş dövüşüyordu. 1975 Pan Amerikan Oyunları’nda gümüş madalya kazandı.

Profesyonel arenaya geçiş yaptığında o kadar yetenekliydi ki, henüz 18 yaşındayken (1977) efsanevi Muhammed Ali ile televizyonda yayınlanan bir gösteri maçına çıkma fırsatı buldu. Ali maç boyunca genç Dokes ile dalga geçip yumruklarından kaçsa da, boks otoriteleri Dokes’un el hızının ve potansiyelinin farkına çoktan varmıştı. O, ağır siklet cüssesine sahip olup orta siklet hızında yumruk atabilen nadir boksörlerdendi.

Dünyanın Zirvesi: WBA Ağır Siklet Şampiyonluğu

Dokes, yenilgisiz bir seri yakalayarak hızla basamakları tırmandı. 10 Aralık 1982’de, 24 yaşındayken dönemin WBA Ağır Siklet Şampiyonu Mike Weaver’ın karşısına çıktı. Maç başladığında Dokes fırtına gibi esti ve hakem sadece bir dakika içinde tartışmalı bir kararla maçı durdurarak Dokes’u galip ilan etti.

Artık “Dinamit” Dokes, dünyanın yeni WBA Ağır Siklet Şampiyonu’ydu. Önünde Larry Holmes ve Gerry Cooney gibi isimlerle yapacağı, ona on milyonlarca dolar kazandıracak devasa maçlar duruyordu. Fakat tam da bu noktada, şampiyonluğun getirdiği ışıltılı hayat onun sonunu hazırlamaya başladı.

Şampiyonluğu Kemiren Zehir: Kokain ve Lüks Tutkusu

Dokes şampiyon olduğunda, hiçbir kuralın kendisine işlemeyeceğini düşündü. Kazandığı milyonlarca doları özel dikim üç parçalı takım elbiselere, peş peşe aldığı Rolls-Royce otomobillere, sonu gelmeyen lüks partilere ve en kötüsü kokaine harcamaya başladı. Boks disiplini tamamen kaybolmuştu.

Şampiyonluk unvanını kazandıktan sadece 9 ay sonra (Eylül 1983), Gerrie Coetzee karşısında kemerini korumak için ringe çıktı ve 10. rauntta nakavt olarak unvanını kaybetti. Yıllar sonra Sports Illustrated dergisine verdiği bir röportajda, o maçla ilgili kan donduran şu itirafı yapacaktı: “Coetzee maçına Jack Daniel’s viskisi içerek ve kokain çekerek hazırlandım.”

Kokain bağımlılığı onun hem ciğerlerini hem de reflekslerini tüketmişti. Çeşitli rehabilitasyon merkezlerine girip çıksa da, kazandığı milyonlarca dolarlık serveti uyuşturucu tacirlerinin ve yiyici çevresinin cebine gitmişti.

Evander Holyfield Savaşı ve Son Çırpınışlar

1980’lerin sonuna doğru Dokes, uyuşturucudan temizlenip tekrar ringlere dönmeye çalıştı. 1989 yılında genç ve yenilgisiz Evander Holyfield karşısında ringe çıktığında, herkese eski “Dinamit”ten hala bir parça kaldığını gösterdi. Bu maç, boks tarihçileri tarafından “1980’lerin En İyi Ağır Siklet Maçı” olarak gösterilir. Dokes maçı 10. rauntta kaybetse de inanılmaz bir savaş vermişti. Fakat 1993’te Riddick Bowe’a karşı ilk rauntta nakavt olması, artık boksta onun için yolun sonunun geldiğini kanıtlıyordu.

10 Yıllık Hapis Cezası ve Trajik Bir Son

Eldivenlerini astığında, elinde ne milyon dolarları, ne Rolls-Royce’ları ne de o şatafatlı çevresi kalmıştı. Uyuşturucu ve alkol krizleri onu şiddete meyilli biri haline getirmişti. 1998 yılında Las Vegas’ta birlikte yaşadığı nişanlısını saatlerce rehin alıp feci şekilde darp etmesi, hayatının en karanlık anı oldu.

Olay yerine gelen polisler, kadının yüzünün aldığı darbelerden dolayı kimliğindeki fotoğrafla eşleştirilemeyecek kadar tanınmaz hale geldiğini rapor etti. 2000 yılında hakim karşısına çıkan eski dünya şampiyonu; cinayete teşebbüs, adam kaçırma ve cinsel saldırıya niyet suçlamalarından suçlu bulunarak gözyaşları içinde 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Parasız ve Sessiz Bir Veda

2008 yılında şartlı tahliyeyle hapishaneden çıktığında 50 yaşındaydı. Dünyanın zirvesine çıkmış olan bu adam artık tamamen sıfırı tüketmiş, yaşlı, hasta ve parasız bir sabıkalıydı. Hayatta kalabilmek için akrabalarının yanına, doğduğu şehir olan Akron’a geri döndü. Yıllarca süren madde bağımlılığı ve hızlı yaşam, karaciğerini iflas ettirmişti.

Michael “Dinamit” Dokes, hapisten çıktıktan sadece birkaç yıl sonra, 11 Ağustos 2012’de, 54. doğum gününden sadece bir gün sonra Ohio’da bir bakımevinde karaciğer kanserinden hayatını kaybetti. Banka hesabında hiçbir şey kalmamıştı.

Michael Dokes’un hayatı; hızın, gücün ve yeteneğin disiplin olmadan nasıl bir anda yok olabileceğini gösteren, boks dünyasının en sarsıcı ve ibretlik iflas hikayelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.