Deontay Wilder Kazandı, Itauma’nın Şartı Gerçekleşti: Maç Yakın mı?
Itauma, sikletinin en formda ve geleceği en parlak görülen dövüşçülerinden biri. 21 yaşındaki boksör, 12’si nakavtla olmak üzere çıktığı 14 maçın tamamını kazandı. Bu nakavtların dokuzu, Dillian Whyte’ı ilk rauntta bitirdiği maç da dahil olmak üzere, ilk iki raunt içinde geldi.
Son maçında, daha önce Birleşik Krallık’a yaptığı ziyaretlerde hem Whyte hem de Anthony Joshua ile tam 12 raunt boyunca dövüşen dayanıklı Amerikalı Jermaine Franklin’i beş raunt içinde durduran ilk adam olarak yine herkesi etkilemeyi başardı.
Wilder’ın yakın zamanda Derek Chisora ile yaptığı maç öncesinde Seconds Out’a konuşan Itauma’ya ‘Bronz Bombacı’ (Wilder) ile dövüşüp dövüşmeyeceği soruldu ve genç boksör tek bir şartla bunu kabul etti.
“Eğer kazanırsa, evet. Ama kaybederse… Zhang’a karşı kaybettiğini düşünün; üstelik ucu ucuna da kaybetmedi, ağır bir yenilgi aldı. Yani evet, ondan nefret etmiyorum ama risk ve ödül dengesini tartmanız gerekiyor.”
“Onu yenmekten ne kazanırsınız ve ona yenilmekten ne kaybedersiniz? O bu sporun bir efsanesi ve ona saygı duyuyorum ama artıları ve eksileri iyi tartmalısınız.”
Wilder’ın 12 rauntluk bir hakem kararıyla galip geldiği göz önüne alındığında, Itauma artık dikkatini eski WBC şampiyonuyla yapacağı bir maça çevirebilir. Ancak Wilder’ın kendisi, ortada bir dünya şampiyonluğu unvanı olmadığı için kazanarak elde edeceği çok az şey olan genç ve yükselen bir yıldıza karşı böyle bir maçı çok tehlikeli bulabilir.
Conor Benn, Tottenham Hotspur Stadyumu’nda eski dünya şampiyonu Regis Prograis’i puanla mağlup ederek dünya şampiyonluğu hedefine doğru yürüyüşünü sürdürdü. Ancak geceye damga vuran olay, maçın ardından Prograis’in yaptığı kan donduran itiraflar oldu.
29 yaşındaki Britanyalı boksör Benn, maçın ortalarında yaşanan kafa kafaya çarpışmalar nedeniyle her iki gözünün üzerinde açılan kesiklerle mücadele etmek zorunda kaldı. Buna rağmen gençliğini, enerjisini ve fiziksel avantajını kullanarak dağınık ama kıyasıya geçen bu mücadeleden galip ayrılmayı bildi. 37 yaşındaki eski şampiyon Prograis zaman zaman temiz yumruklar bulsa da maç ilerledikçe ritim bulmakta zorlandı ve üç hakem de maçı 98-92‘lik skorla Conor Benn lehine puanladı.
Mücadele, Benn’in artık dünya şampiyonluğunu hedeflediği yarı orta siklet (welterweight) sınırının 3 pound üzerinde, 10st 12lb (69 kg) özel bir kiloda (catchweight) gerçekleşti.
Prograis’ten Kan Donduran İtiraflar: “Sakat Olduğumu Herkes Biliyordu”
Maçın ardından konuşan Regis Prograis, ringe çıkmadan önceki psikolojik durumunu ve sakatlığını tüm çıplaklığıyla anlattı:
“Zihinsel olarak çok fazla şeyle boğuşuyordum. Maçtan çekilmeyi o kadar çok istedim ki… Korkmaktan da öteydim. Dövüşmekten dehşete düşmüştüm çünkü sakat olduğumu elbette herkes biliyordu.”
“Kamp döneminde başıma gelmeyen kalmadı. Zihinsel olarak orada değildim ve dövüşmek istemiyordum. Dövüşmekten gerçekten dehşete düşmüştüm. Bu işten doğru zamanda çıktığım için mutluyum. Kesinlikle uzun vadeli sağlık sorunları yaşamak istemiyorum.”
Benn’in Geri Dönüşü ve Maçın Hikayesi
Bu karşılaşma, Conor Benn’in geçen yıl ezeli rakibi Chris Eubank Jr. ile yaptığı çok konuşulan iki maçın ardından çıktığı ilk sınavdı. Aynı zamanda, uzun süredir birlikte çalıştığı organizatör Matchroom (Eddie Hearn) ile yollarını ayırıp Şubat ayında Dana White’ın Zuffa Boxing şirketiyle imzaladığı yüksek profilli tek maçlık anlaşmanın da ilk meyvesiydi.
Eubank Jr. ile orta siklette yaptığı iki maçın mekanı olan stadyuma geri dönen Benn, ringe yürürken duygusal bir atmosferle karşılandı. Efsanevi babası Nigel Benn’in eşliğinde, bir yaylı çalgılar orkestrası eşliğinde gölge boksu yaparak ringe gelen ‘The Destroyer’ (Yok Edici), Britanya boksunun en kutuplaştırıcı figürlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı; stadyumda yuhalamalar ve tezahüratlar birbirine karıştı.
Hatırlanacağı üzere Benn’in kariyeri, 2022’de girdiği doping testini geçememesi nedeniyle iki buçuk yıl sekteye uğramıştı. Daha sonra bir anti-doping paneli tarafından aklanmasına ve herhangi bir yanlış yapmadığını reddetmesine rağmen, eleştirmenlerin bir kısmı için soru işaretleri hala devam ediyor.
Ringde Neler Oldu?
Maç başladığında Benn, ilk raundun son saniyelerinde sağ eliyle Prograis’i sarsarak Amerikalı boksörün bacaklarının anlık olarak titremesine neden oldu.
Maça sakat çıktığı söylentileri dolaşan Prograis, akıcı bir şekilde hareket edemiyor gibi görünüyordu ve arka bacağı zaman zaman oldukça sert (esneklikten uzak) duruyordu. Engin tecrübesine güvenerek kaçak dövüşmeye çalışsa da, Benn’in ilk rauntlardaki yüksek çalışma temposu karşısında temiz kontrataklar bulmakta zorlandı.
Dördüncü rauntta yaşanan kafa kafaya çarpışma, Benn’in sağ gözünün üzerinde küçük bir kesiğe neden oldu. Benn bu duruma içeriden aparkatlar ve vücut vuruşlarıyla yanıt verirken, ters gardlı (southpaw) Prograis kafasını sallayarak sol direkle karşılık verdi.
Kariyerinin büyük bölümünü bu maçtan 10 pound daha hafif olan süper hafif siklette (light-welterweight) geçiren Prograis, altıncı rauntta yaşanan bir başka kafa çarpışmasıyla Benn’in sol gözünün üzerinde de bir kesik açılmasına neden oldu. Yedinci rauntta Prograis’in isabet ettirdiği sol direk Benn’i anlık olarak sarsarken, Essexli boksör bu duruma içeriden attığı bir dizi kroşeyle yanıt verdi.
Benn’in eski organizatörü Eddie Hearn, olaylı ayrılıklarının ardından maçı en ön sıradan izlerken, mücadelenin giderek hakem kararına doğru gidişine tanıklık etti.
Tyson Fury, Arslanbek Makhmudov’u Mağlup Etti ve Anthony Joshua’ya Meydan Okudu!
Ağır siklet boksunun efsanevi isimlerinden ‘Çingene Kral’ (Gypsy King) Tyson Fury, 16 ay süren emekliliğini noktaladığı gecede Rus rakibi Arslanbek Makhmudov’u oybirliğiyle (Unanimous Decision) mağlup ederek ringlere görkemli bir dönüş yaptı. Ancak Londra’daki geceye asıl damga vuran olay, maçın ardından Fury ile Anthony Joshua arasında yaşanan diyalog oldu.
Emeklilikten Zaferle Dönüş
37 yaşındaki Tyson Fury, Aralık 2024’te Oleksandr Usyk’e üst üste ikinci kez mağlup olup ağır siklet tacını geri alma şansını kaybettikten sadece birkaç hafta sonra boksu bıraktığını açıklamıştı. Ancak ringlerden fazla uzak kalamayan Fury, Londra’daki Tottenham Hotspur Stadyumu’nda eldivenlerini yeniden giydi.
Netflix üzerinden tüm dünyada canlı yayınlanan 12 rauntluk mücadelede Fury, kariyer rekorunu 35-2-1’e yükseltirken; ‘Aslan’ lakaplı Makhmudov ise kariyerindeki 3. yenilgisini alarak 21-3’e geriledi.
Maçın Hikayesi: Ring Pasını Attı, Kontrolü Eline Aldı
Mücadeleye istekli başlayan taraf Arslanbek Makhmudov oldu. Rus boksörün ileri atılarak yaptığı ani hücumlar, 16 aydır ringlerden uzak olan ve “ring pasını” (ring rust) atmaya çalışan Fury’ye ilk rauntlarda bazı zorluklar yaşattı.
Ancak 3. raunttan itibaren klasını konuşturan Fury, kontrolü tamamen eline aldı. Makhmudov’un gövdesine isabetli ve yıpratıcı vuruşlar yapan İngiliz boksör, rakibinin hızını ve temposunu gözle görülür şekilde düşürdü.
Özellikle 8. rauntta Fury’nin isabet ettirdiği net bir aparkat ve kontra kroşe, Makhmudov’a zor anlar yaşattı. Maçın son rauntlarında Fury nakavt arayışına girerek baskısını artırdı. Ancak gözle görülür şekilde yorulan Makhmudov, mesafeyi kapatıp sık sık rakibine sarılarak (clinch) ayakta kalmayı başardı ve maçın son zilini duydu.
Hakemler, ringdeki tek taraflı üstünlüğü skor kartlarına da yansıttı ve maçı 120-108, 120-108 ve 119-109‘luk puanlarla oybirliğiyle Tyson Fury’ye verdi.
Gecenin Olayı: Fury ve Joshua Yüz Yüze!
Tyson Fury’nin ringdeki zaferi kadar, maç sonrasında yaşananlar da boks dünyasını salladı. Geçtiğimiz Aralık ayında Jake Paul’u nakavt ederek formda olduğunu gösteren İngiliz süperstar Anthony Joshua (AJ), maçı ring kenarından cep telefonuyla kaydederek izledi.
Maçın bitimiyle birlikte Fury, Joshua’yı ringe davet etti. Ancak AJ, “Bu senin gecen” diyerek bu teklifi kibarca geri çevirdi.
Bunun üzerine mikrofonu eline alan Tyson Fury, yıllardır beklenen dev Britanya derbisi için Joshua’ya açıkça meydan okudu. Joshua’nın Fury’ye yanıtı ise oldukça netti: “Seni son 10 yıldır kovalıyorum… Hazır olduğunda bana gel.”
Fury ise bu sözlere kendine has tarzıyla, “Hadi dans edelim!” diyerek karşılık verdi ve 2026 yılı için tüm boks severleri heyecanlandıran o dev maçın fitilini ateşlemiş oldu.
Tyson Fury - Arslanbek Makhmudov Maçı Ne Zaman? Hangi Kanalda? Saat Kaçta?
Ağır siklet boksunun en renkli ve tartışmalı ismi “Çingene Kral” Tyson Fury, emeklilik kararından beşinci kez vazgeçerek ringlere dönüyor. Fury’nin bu seferki rakibi, nakavt gücüyle tanınan Rus dev Arslanbek Makhmudov. Boks dünyasının gözü kulağı Londra’daki bu dev randevuda.
Peki, Tyson Fury – Arslanbek Makhmudov maçı ne zaman? Maç hangi kanalda yayınlanacak ve saat kaçta başlayacak? İşte dev organizasyon hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar.
Tyson Fury – Arslanbek Makhmudov Maçı Ne Zaman ve Nerede?
Tyson Fury’nin Aralık 2024’te Oleksandr Usyk’e karşı aldığı mağlubiyetin ardından çıkacağı ilk maç olan bu karşılaşma, 11 Nisan Cumartesi günü Londra’daki Tottenham Hotspur Stadyumu’nda gerçekleştirilecek.
Maçın Saatleri (Türkiye Saati İle – TSİ): İngiltere ile aramızdaki 2 saatlik zaman farkı göz önüne alındığında maç programı şu şekildedir:
Ana Kart Başlangıcı: 11 Nisan Cumartesi, TSİ 21:00
Ana Maç (Fury – Makhmudov) Ringe Çıkış: 11 Nisan’ı 12 Nisan Pazar’a bağlayan gece, yaklaşık TSİ 00:00
(Not: Maç saatleri, alt karttaki müsabakaların süresine göre değişiklik gösterebilir.)
Tyson Fury Maçı Hangi Kanalda? (Netflix Sürprizi)
Boks yayıncılığında devrim niteliğinde bir adım atılıyor. Tyson Fury – Arslanbek Makhmudov gecesi, dünya genelinde sadece Netflix üzerinden canlı olarak yayınlanacak.
En önemli detay ise bu maçın bir “Pay-Per-View” (İzle-Öde) etkinliği olmaması. Yani Netflix abonesi olan herkes, ek bir ücret ödemeden bu dev boks gecesini canlı olarak izleyebilecek.
İstatistiklerle Fury ve Makhmudov Karşılaştırması
İki boksörün kariyerleri oldukça farklı yollardan geçti:
Tyson Fury (34-2-1, 24 KO): 37 yaşındaki Britanyalı, kariyerindeki tek yenilgilerini son iki maçında Usyk’e karşı aldı. %71 nakavt oranına sahip olan Fury, daha önce Klitschko ve Wilder gibi devleri dize getirmişti.
Arslanbek Makhmudov (21-2, 19 KO): Rus boksör, %90’lık korkutucu bir nakavt oranına sahip. Kariyerindeki iki yenilgiden birini Agit Kabayel‘e karşı almıştı. Makhmudov için bu maç, kariyerinin en büyük fırsatı.
Gecenin Diğer Önemli Maçı: Conor Benn Geri Dönüyor
Gecenin yan ana maçında (co-main event), Britanyalı yıldız Conor Benn, tecrübeli Regis Prograis ile karşı karşıya gelecek. Eddie Hearn ile yollarını ayırdıktan sonraki ilk maçına çıkacak olan Benn için bu karşılaşma, sikletindeki iddiasını kanıtlama maçı olacak.
11 Nisan Boks Gecesi Tam Maç Kartı
Ana Kart:
Tyson Fury vs Arslanbek Makhmudov (Ağır Siklet)
Conor Benn vs Regis Prograis (150lb Catchweight)
Jeamie Tshikeva vs Richard Riakporhe (Britanya Ağır Siklet Unvanı)
Frazer Clarke vs Justis Huni (Ağır Siklet)
Alt Kart (Prelims):
Troy Williamson vs Simon Zachenhuber
Breyon Gorham vs Eduard Georgiev
Mikie Tallon vs Cristopher Rios
Felix Cash vs Liam O’Hare
Hector Lozano vs Sultan Almohammed
Elliot Whale vs Tom Hill
Bahis Oranları: Maçın mutlak favorisi 2/9 oranla Tyson Fury olarak gösterilirken, Makhmudov’un galibiyetine 7/2 oran veriliyor. Beraberlik ihtimali ise 16/1 olarak belirlenmiş durumda.
Diskalifiye Atlandı mı? Wilder Ekibi Ringe Giren Antrenörü Hatırlattı
Derek Chisora’nın Deontay Wilder’a karşı çıktığı veda maçını yöneten hakem, Amerikalı boksörün endişelerine rağmen soruşturma geçirmeyecek.
Wilder, geçtiğimiz hafta sonu Londra’da dağınık ama sürükleyici geçen 12 rauntluk mücadelenin sonunda Chisora’yı puanla mağlup etti. Maçta Chisora iki kez, Wilder ise bir kez yere serildi; ayrıca ilk rauntta iki boksörün de az kalsın iplerden aşağı yuvarlanmasının ardından İngiliz boksörün antrenör ekibinden biri ringe daldı.
Ancak The Ring dergisinin haberine göre, Britanya Boks Kontrol Kurulu (BBBofC) hakem Mark Bates’in performansından memnun ve hakemin herhangi bir disiplin cezasıyla karşı karşıya kalmayacağını doğruladı.
Galibiyetinin ardından konuşan Wilder şunları söyledi: “Pek çok şey yaşandı. Kafamın arkasına en az 10-12 kez darbe aldım ve sonunda karşılık verip vurduğumda ise parmaklar beni işaret ediyor (suçlanıyorum). Kaç tane dövüşçünün kafasının arkasına darbe alıp ertesi gün uyanamadığını biliyor musunuz? Bu yüzden bu gece uyumayabilirim bile. Çünkü kafanın arkasına alınan darbelerin neler yapabileceğinin farkındayım.”
“Dışarıdan iyi görünüyorum ama şu an göremediğim içsel bir şeyler gelişiyor olabilir; çünkü hakem, olmaması gereken bir şeyin yaşanmasına izin vermeye karar verdi. Boks komisyonlarının ve insanların bu konuda bir şeyler yapmasını umuyor ve dua ediyorum. O hakem bir daha maç yönetememeli. Bu benim dürüst görüşüm. Kafamın arkasına kaç kez darbe aldım?”
“Hakem bir sorumuz olup olmadığını sordu ve ona yapmamasını rica ettiğimiz şeylerden biri de kafanın arkasına vurulmasına izin vermemesiydi. Ayrıca, ekibi ringe daldığı için diskalifiye olması gerekiyordu. Hem Derek hem de hakemle dövüşüyorum, bu delilik.”
Wilder’ın menajeri Shelly Finkel da tartışmaya katılarak hakemin nerede hata yaptığını düşündüğünü şu maddelerle sıraladı:
“Birincisi; eğer köşeniz ringe girerse, bu otomatik diskalifiyedir. İkincisi; eğer ringin dışına düşerseniz içeri girmek için 20 saniyeniz vardır ancak köşenizden yardım alamazsınız. Üçüncüsü; eğer darbe alıp düşüyorsanız ama ipe tutunuyorsanız, bu otomatik olarak sekizli sayım (eight-count) gerektirir.”
“Dördüncüsü; eğer zilden sonra darbe gelirse, puan silmek hakemin takdirindedir. Beşincisi; Derek geri adım atıp gözüne dokunduğunda (maç içinde müdahale için beklediğinde) buna izin verilmez. Ya maçı durdurursun ya da müdahale etmezsin. Oyunun kuralları bunlar. Boksörüm kazandığı için mutluyum çünkü hakkının yeneceğini (soyulacağını) düşündüm.”
Caroline Dubois, Londra’daki Olympia’da İngiliz rakibi Terri Harper’ı yere serip kanlar içinde bıraktıktan sonra puanla mağlup ederek birleştirilmiş hafif siklet dünya şampiyonu oldu.
Mücadelenin sönük geçen ilk yarısının ardından Dubois, altıncı rauntta şık bir direk ve sol kroşeyle Harper’ı yere düşürdü.
Sekizinci rauntta kafa kafaya çarpışmanın ardından kötü bir kesik açılan Doncasterlı Harper, son raunda kadar yumruk atmaya devam ederek büyük bir direnç gösterdi.
Hakemler maçı 98-91, 97-92 ve 98-91’lik skorlarla Dubois lehine puanladı. Böylece Dubois, Harper’ın WBO kemerini de kendi WBC unvanına eklemiş oldu.
Dubois, Sky Sports’a yaptığı açıklamada, “Terri iyi bir performans sergiledi ve neden çok iyi bir boksör olduğunu gösterdi,” dedi.
“Benim açımdan bu hiçbir zaman kişisel bir mesele olmadı; bu, Terri için kişiseldi. Ben bir dövüşçüyüm ve aynı zamanda bir şovmenim. Sizler için sahne almak ve eğlenceli olmak adına kendimi ortaya koyuyor ve iddialı konuşmalar yapıyorum.”
“Bu maçın bu kadar çok konuşulmasının nedeni de buydu.”
“Maça gerçekten iyi başladığımı hissettim. Terri çok savunmada kaldı (kaçak dövüştü) ve böyle olacağını zaten biliyorduk. Onu yakalamak zordu.”
Bu etkinlik, Most Valuable Promotions (MVP) tarafından Birleşik Krallık’ta düzenlenen ilk organizasyon olma özelliği taşırken; Londralı Dubois namağlup serisini 13 galibiyet ve 1 beraberliğe taşıdı.
Üç farklı siklette dünya şampiyonluğu bulunan Harper’ın kariyer rekoru ise 16 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 2 beraberliğe geriledi.
Wilder'dan Rakibine Büyük Merhamet: "Çocukları İçin Yaşamasını İstedim"
Londra’daki O2 Arena’da 12 raunt boyunca süren ve Deontay Wilder’ın ayrık kararla (split decision) galip geldiği kaotik savaşın ardından, ringdeki vahşet yerini derin bir saygıya ve duygusal anlara bıraktı. Maçın ardından DAZN mikrofonlarına konuşan her iki efsane de boks dünyasında uzun süre unutulmayacak açıklamalara imza attı.
Wilder’dan Rakibine Merhamet: “Ringde Çok Fazla Hayat Kaybedildi”
Amerikalı boksör Deontay Wilder, galibiyetin ardından sözlerine Tanrı’ya şükrederek ve rakibi Chisora’yı överek başladı. “İyi hissediyorum, şükürler olsun çünkü O olmadan hiçbir şey mümkün değil,” diyen Wilder, “Derek bir savaşçı, o tam bir aslan” ifadelerini kullandı.
Maç sırasında oldukça eğlendiğini belirten ‘Bronz Bombacı’, kendisini eleştirenlere de mesaj gönderdi: “Ben savaşmak için buradayım. Birçok insan üzerime çamur atıyor ama seçilmiş birine çamur atamazsınız. Bugün gücün, görkemin ve kaderin ne anlama geldiğine şahit oldunuz. Derek çok iyi yumruklar çıkardı ama bir kral için bunlar hiçbir şeydi. Geri döndüm ve her seferinde daha iyi olacağım.”
Ancak Wilder’ın konuşmasına damga vuran an, boksun karanlık ve tehlikeli yüzüne değindiği anlar oldu. Ringde rakibini koruma güdüsüyle hareket ettiğini itiraf eden Wilder, şunları söyledi:
“Saygıdeğer bir rakibim vardı ve elindeki her şeyi ortaya koyacağını biliyordum. Ringdeyken onun şakağının şişmeye başladığını gördüm ve kendi kendime ‘Çocukların için yaşamalısın’ dedim. Bu ringde çok fazla hayat kaybedildi ve inanın kimsenin umurunda değiliz. Biz dövüşçüler birbirimizi kollamak zorundayız. Bu gece onu kolladım, çünkü çocukları için yaşamasını istiyorum. Benim de 7 çocuğum var ve onlar benim en iyi arkadaşlarım. Çocuklar, babanız eve dönüyor.”
Chisora’nın Veda Hüznü: “Boksa Bağımlı Olacağımı Bilmiyordum”
Gecenin ev sahibi ve kaybeden tarafı olan Derek Chisora ise maçın sonucundan dolayı üzgündü ancak durumu kabullenmiş görünüyordu. Yaptığı taktiksel hatalara değinen 42 yaşındaki boksör, “Bazı rauntlar çok başa baştı. Üzgünüm. Eğer iplere o kadar yaslanmasaydım maçı kazanırdım. Ringin dışına çıktığım (iplerin arasından düştüğü anları kastederek) için maçı iki puanla kaybettim. Ne yazık ki durum bu,” dedi.
Bunun kariyerinin son maçı olup olmadığı sorulduğunda ise Chisora, kararını ailesiyle vereceğini belirterek gülümsetti: “Eve gidip ‘patronla’ (eşini kastederek) görüşeceğim ve ne olacağına bakacağız. Şimdi eve gideceğim ve sabah çocukları okula bırakma işini (okul servisini) ben yapacağım.”
Sözlerini Birleşik Krallık halkına ve hayranlarına teşekkür ederek bitiren Chisora, kendi hayat hikayesine de dokunaklı bir atıfta bulundu:
“Çok teşekkür ederim, gerçekten minnettarım. Zimbabve’de doğdum, buraya 16 yaşımda geldim. Başımı belaya soktum ve sonra boksa bağımlı oldum. Hayatımın bu spora bu kadar bağımlı hale geleceğini hiç bilmiyordum. Her şey için teşekkürler Birleşik Krallık.”
Boks dünyasının merakla beklediği, 40 yaşını aşmış iki efsanenin ringe çıktığı gece, tam anlamıyla tuhaf, acımasız ve kafa karıştırıcı bir kaosa sahne oldu. Derek Chisora’nın kariyerinin 50. ve son maçı için Londra’daki O2 Arena’da Deontay Wilder’ın karşısına çıktığı 12 rauntluk çılgın mücadelede gülen taraf, ayrık kararla (split decision) Amerikalı boksör Deontay Wilder oldu.
Ring Öncesi Duygusal Anlar ve Joshua’nın Dönüşü Gecenin hikayesi aslında maçtan çok önce başladı. Kariyerine veda etmeye hazırlanan 42 yaşındaki Derek Chisora, arenaya ailesiyle birlikte toplu taşıma kullanarak geldi. Bebek arabasındaki oğlu Zion ile hayranlarının omuz omuza durduğu ana girişten geçen Chisora, oldukça duygusal anlar yaşadı. Gecenin bir diğer sürprizi ise geçen Aralık ayında geçirdiği trajik trafik kazasından bu yana ilk kez büyük bir halka açık etkinliğe katılan Anthony Joshua’ydı. Ring kenarında yerini alan eski dünya şampiyonu Joshua, maçtan hemen önce vatandaşı Chisora’ya moral konuşması yaptı.
Güreş Mi, Boks Mu? Kaotik İlk Rauntlar Misfits Pro maç kartının ana etkinliğinde çalan ilk zille birlikte Chisora, daha önce verdiği söze sadık kalarak Wilder’ın üzerine hücum etti. Kariyerinin en ağır kilosuyla ringe çıkan Britanyalı boksör, rakibine karşı sahip olduğu yaklaşık 19 kiloluk (3 stone) ağırlık avantajını Amerikalıyı ezmek için kullandı. Öyle ki, ilk raundun sonlarına doğru ikili sarıldıkları bir anda az kalsın en üstteki iplerden aşağı yuvarlanıyordu. Chisora’nın antrenörü rakipleri ayırmak için ringe atlamak zorunda kaldı.
Maçın yorumcularından WBO ağır siklet şampiyonu Fabio Wardley’nin de belirttiği gibi, iki ismin de yaşlarının getirdiği yavaşlık ringe yansımıştı. Dövüş zaman zaman o kadar dağınıktı ki, adeta bir güreş maçını andırıyordu. Dördüncü rauntta Chisora, indirdiği sağ yumruklarla Wilder’ı sarsmayı başardı ancak Wilder bu darbelerin kafasının arkasına geldiğinden şikayet etti. Altıncı rauntta ise Wilder isabetli bir kombinasyonla Chisora’nın sol gözünde bir kesik açarak inisiyatifi eline almaya başladı.
Ringin Dışına Uçuşlar ve Çılgın 11. Raunt Seyircileri asıl ayağa kaldıran anlar ise sekizinci rauntta yaşandı. Wilder, alametifarikası olan o devasa sağ yumruğunu isabet ettirerek Chisora’yı iplerin arasından ringin dışına savurdu. Herkes maçın bittiğini düşünürken büyük bir yürek ortaya koyan Britanyalı boksör ayağa kalkmayı başardı. Ancak Wilder rakibini tekrar yere itince hakemden puan silme cezası aldı.
On birinci raunt ise boksun en absürt anlarından birine sahne oldu. Chisora sert bir sağ yumruk yiyerek bir kez daha iplerin arasından dışarı gönderildi ve yine sayımı geçmeyi başardı. Bundan sadece saniyeler sonra bu kez Chisora dramatik bir galibiyet hissiyle saldırdı; Wilder bir darbe alıp ayağı kayarak kendini yerde buldu ve hakem bu kez Amerikalı boksör için saymaya başladı.
Veda ve Sonuç Son rauntta Chisora’nın maçı vahşi sağ yumruklarıyla bitirme çabalarına rağmen beklenen nakavt gelmedi ve her iki boksör de son zili duymayı başardı. Üç hakemden ikisinin puanını alan Deontay Wilder, ayrık kararla (split decision) maçı kazanan taraf oldu.
Her iki ismin de artık en iyi günlerinin geride kaldığını gösterse de, savaşçı ruhlarıyla boks severlere unutulmaz, kafa karıştırıcı ve efsanevi bir veda gecesi yaşattı.