Lennox Lewis, En Sert Yumruğun Sahibi Olarak Sürpriz Bir İsim Verdi
Lennox Lewis, başarılarla dolu kariyeri boyunca birçok ağır siklet efsanesiyle dövüştü, ancak en sert vuran kişi beklediğiniz isim olmayabilir.
Lewis, 1989 ile 2003 yılları arasında 44 kez dövüştü ve üç kez dünya şampiyonu, iki kez de lineal şampiyon oldu. Karnesindeki tek iki mağlubiyet, favori olmayan rakipleri Hasim Rahman ve Oliver McCall’a karşı aldığı nakavtlı sürpriz yenilgilerdi, ancak her ikisinin de intikamını kendi nakavt galibiyetleriyle aldı.
Ayrıca Mike Tyson, Vitali Klitschko, Frank Bruno, David Tua ve iki farklı siklette dünya şampiyonu olan Evander Holyfield dahil olmak üzere, sikletin o dönemki en meşhur sert vuran isimlerinden bazılarıyla da ringi paylaştı, ancak bunlardan hiçbirinin kendisine en çok acı veren isim olduğunu belirtmiyor.
Ring Magazine’e konuşan Lewis’e, kariyerinde karşılaştığı en sert vuran boksör sorulduğunda, eski dünya şampiyonu Shannon Briggs’in adını verdi.
“Shannon Briggs. Dayanıklılığı eksikti ama Briggs vücut ağırlığını yumruğunun arkasına nasıl koyacağını kesinlikle biliyordu.”
“Onun şanssızlığı, benimle karşılaştığınızda tam pakete sahip olmanız gerekmesiydi, bu yüzden sadece güç yeterli değildi. Hayranlar yumruk gücü konusunda McCall ya da Hasim Rahman’ı söylememi bekleyebilir ama o maçlarda aslında kendi hatalarımla yenilgiyi hazırlamıştım.”
“Briggs’in el hızı beni şaşırtmıştı. Mesafeyi çok hızlı kapatabiliyordu ve bu da onun o büyük yumruklarını çıkarmasına olanak tanıyordu. Bazen ringe çıkana kadar birinin ne kadar hızlı olduğunu anlamazsınız.”
İkili 1998’de Atlantic City’de dövüştü ve Lewis, Briggs’i beşinci rauntta durdurmadan önce üç kez yere sererek maçın başlarında üstünlüğünü kabul ettirdi.
Rocky Marciano: Zirvedeyken Veda Eden Yenilgisiz Şampiyon (49-0)
Boks dünyası, sayısız efsanevi şampiyon ve unutulmaz anla doludur. Ancak bazı isimler ve başarılar, zamanın ötesine geçerek adeta bir mit haline gelir. İşte Rocky Marciano ve onun kusursuz 49-0’lık yenilmezlik rekoruyla taçlandırdığı emekliliği, tam da böyle bir efsanedir. 27 Nisan 1955’te, ağır siklet boks şampiyonu olarak zirvedeyken eldivenlerini asma kararı alan Marciano, sadece ringdeki gücüyle değil, aynı zamanda ailesine olan bağlılığı ve doğru zamanda “dur” diyebilme bilgeliğiyle de tarihe geçmiştir.
Brockton’ın Demir Yumruğu: Bir Şampiyon Doğuyor
1 Eylül 1923’te Rocco Francis Marchegiano adıyla Brockton, Massachusetts’te İtalyan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Rocky, mütevazı bir çocukluk geçirdi. Genç yaşta beyzbol ve Amerikan futboluyla ilgilense de, asıl yeteneğinin boksta olduğu kısa sürede anlaşılacaktı. Amatör olarak başladığı boks kariyerini, 1943’te askere alındığında da sürdürdü. Orduda dövüşürken dikkat çeken Marciano, terhis olduktan sonra profesyonel boksa adımını attı.
Menajeri Al Weill ve efsanevi antrenör Charley Goldman ile çalışan Marciano, kısa boyuna (yaklaşık 1.78 m) ve nispeten kısa kollarına rağmen, acımasız gücü, inanılmaz dayanıklılığı ve “Suzy Q” adını verdiği ölümcül sağ kroşesiyle rakiplerine korku salıyordu. Rakiplerini yorulmak bilmeyen bir tempoyla bunaltır, en zorlu anlarda bile ayakta kalmayı başarırdı.
Yükseliş ve Şampiyonluk Yılları
Marciano, profesyonel kariyerinde hızla yükseldi. Carmine Vingo, Rex Layne gibi dönemin önemli isimlerini yendi. Ancak onu gerçek anlamda şöhrete taşıyan maçlardan biri, 1951’de efsanevi Joe Louis ile yaptığı karşılaşmaydı. Artık kariyerinin sonlarında olan Louis’i 8. rauntta nakavt ederek adeta bir devir teslim törenine imza attı.
23 Eylül 1952’de, Philadelphia’da, Jersey Joe Walcott ile Dünya Ağır Siklet Şampiyonluk unvanı için karşılaştı. Maçın büyük bölümünde geride olan Marciano, 13. rauntta boks tarihinin en ikonik nakavtlarından biriyle Walcott’u devirerek şampiyon oldu. Bu zafer, onun azminin ve asla pes etmeyen karakterinin bir kanıtıydı.
Şampiyonluk kemerini altı kez başarıyla savundu:
Jersey Joe Walcott (rövanş)
Roland La Starza
Ezzard Charles (iki kez, ikincisi yılın maçı seçildi)
Don Cockell
Archie Moore (son maçı)
Bu maçların her biri, Marciano’nun ringdeki üstünlüğünü ve yenilmez imajını pekiştirdi. Özellikle Ezzard Charles ile yaptığı ikinci maç ve Archie Moore maçı, onun ne kadar dayanıklı ve bitirici bir boksör olduğunu gözler önüne serdi.
49-0: Kırılamayan Rekor ve Zirvedeki Emeklilik
21 Eylül 1955’te, Yankee Stadyumu’nda Archie Moore’u 9. rauntta nakavt ederek unvanını koruduğunda, Marciano profesyonel kariyerindeki 49. galibiyetini almıştı. Bu maçtan yaklaşık yedi ay sonra, 27 Nisan 1956’da (bazı kaynaklar 1955 sonu olarak da belirtir, ancak resmi duyuru 1956’dadır), henüz 32 yaşındayken ve hala dünyanın tartışmasız ağır siklet şampiyonuyken emekli olduğunu açıkladı.
Bu karar, boks dünyasında büyük bir şok etkisi yarattı. Birçok şampiyonun aksine, Marciano zirvedeyken, yenilgisiz ve hala en iyisiyken bırakmayı seçmişti. Peki, neden?
Aile Önceliği: Marciano’nun en büyük motivasyonu ailesiydi. Eşi Barbara ve kızı Mary Anne ile daha fazla vakit geçirmek, onlara iyi bir hayat sunmak istiyordu. Boks kampının zorlukları ve maçların stresi, ailesinden uzun süre ayrı kalmasına neden oluyordu. Kızına verdiği sözü tutmak istediğini defalarca dile getirdi.
Sağlık ve Gelecek Kaygısı: Boksun yıpratıcı doğasının farkındaydı. Kariyeri boyunca sırt problemleri yaşamıştı ve daha fazla hasar almadan, sağlıklı bir şekilde emekli olmak istiyordu. Ringlerde çok uzun kalarak eski şampiyonların yaşadığı trajik sonları görmek istemiyordu.
Zirvede Bırakma Arzusu: Marciano, yenilmez bir şampiyon olarak anılmak istiyordu. Kariyerinin son demlerinde, genç ve aç rakiplere karşı zorlanıp unvanını kaybetme riskini almak yerine, mirasını kusursuz bir şekilde korumayı tercih etti.
Finansal Güvence: Kazandığı parayı akıllıca yönetmişti ve ailesinin geleceği için yeterli birikime sahip olduğunu düşünüyordu.
Emeklilik Sonrası Yaşam ve Trajik Veda
Emeklilik kararının ardından Marciano, ailesiyle daha sakin bir hayat sürdü. Çeşitli iş girişimlerinde bulundu, televizyon programlarına katıldı ancak ringlere geri dönmesi için yapılan cazip teklifleri her zaman reddetti.
Ne yazık ki, Rocky Marciano’nun hayatı trajik bir şekilde sona erdi. 46. yaş gününden bir gün önce, 31 Ağustos 1969’da, Iowa yakınlarında küçük bir özel uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Kanalları gezerken ve bazı içerikleri bakarken, eski ağır siklet şampiyonu Rocky Marciano’nun 31 Ağustos 1969’da, yani ölümünden bir gün önce Chicago’daki WFLD TV ile yaptığı bir röportaja denk geldim.
Spiker, “Rocky, sen basamakları tırmanmaya başladığında boks lekelenmemişti,” diye söze başladı. “Boks meşru, son derece saygın bir spordu. Siz büyük sporcular boksa girdiniz… görünüşe göre aç olduğunuz için. Boksun bu [bir nevi] ahlaki yozlaşmasının (indecency) ve kesinlikle bugün, buna ahlaksız demeyecek olsam da, kesinlikle eskisi gibi kabul edilebilir bir spor olmamasının sebebi nedir? Neden böyle?”
Bu röportaj 30 Ağustos 1969’da yapılmıştı. Muhammed Ali, askerlik hizmetine alınmayı reddetmesi nedeniyle hâlâ bokstan men edilmişti. 20 yaşındaki George Foreman, iki hafta önce Chuck Wepner’ı nakavt ederek rekorunu 4-0’a yükseltmişti.
Marciano sorunun dayandığı önermeye itiraz etmedi. Röportajı durdurup, “Neden bahsediyorsun? Boks şu an harika durumda,” demedi.
Aksine, soruyu düşünceli bir şekilde ele aldı ve taraftarların bugün hâlâ yakındığı noktaları tekrarladı.
Marciano, “Sanırım bunun nedeni boksun bir para oyununa dönüşmesi,” dedi. “Çok ama çok ticari. Bugünün dövüşçüleri sadece ne kazanacaklarını düşünüyorlar. Artık rekabetçi ruhları yok. Bir zamanlar gerçekten harika bir spor olan şeyin çocuksu heyecanını kaybettiler.”
“O kolej ruhunu kaybettiler. Bugün mesele ne kadar kazanabilirim ve kiminle dövüşebilirim. Onunla dövüşmek istemiyorum çünkü o çok iyi ve yeterince para kazanamayacağım. Şu adamla dövüşmeyi tercih ederim çünkü o daha büyük bir gişe kozu, daha çok para kazanacağım ve daha az riskli.”
Mirası: Neden Hala Bir Efsane?
Rocky Marciano’nun boks tarihindeki yeri sarsılmazdır:
Yenilmezlik Rekoru (49-0):Ağır siklet tarihinde bir daha tekrarlanması çok zor, belki de imkansız bir başarı. Bu rekor, onun adını ölümsüzleştirmiştir.
Acımasız Güç ve Dayanıklılık: “Brockton Blockbuster” lakaplı Marciano, rakiplerini ezen bir güce ve darbeleri emen inanılmaz bir çeneye sahipti.
Asla Pes Etmeyen Ruh: Birçok maçta geriden gelerek zafere ulaşması, onun mücadeleci ruhunun en büyük göstergesiydi.
Zirvede Bırakma Cesareti: Çoğu sporcunun başaramadığı bir şeyi yaparak, en tepedeyken ve yenilgisizken emekli olma kararı, onun karakterinin ve ailesine verdiği değerin bir yansımasıdır. Bu, onun mirasına ayrı bir saygınlık katmıştır.
İlham Kaynağı: Özellikle İtalyan-Amerikan toplumu için bir gurur ve ilham kaynağı olmuştur. Mütevazı başlangıçlardan gelip dünyanın zirvesine ulaşması, “Amerikan Rüyası”nın bir örneğidir.
Rocky Marciano, sadece ringdeki başarılarıyla değil, aynı zamanda ring dışındaki duruşuyla da hatırlanır. Ailesini her şeyin önüne koyan, sağlığını düşünen ve mirasını korumak için doğru zamanda “yeter” diyebilen bir şampiyon olarak, boks dünyasının ve spor tarihinin en özel figürlerinden biri olmaya devam edecektir. Onun 49-0’lık rekoru, sadece bir sayı değil, aynı zamanda azmin, gücün ve doğru kararların sembolüdür.
Boks tarihi, unutulmaz maçlara, efsanevi yumruklara ve dramatik anlara sahne olmuştur. Ancak hiçbir olay, 6 Kasım 1993 gecesi Las Vegas’taki Caesars Palace’ta yaşananlar kadar tuhaf, beklenmedik ve absürt değildi. O gece, iki dev boksör Riddick Bowe ve Evander Holyfield, WBA ve IBF ağır siklet unvanları için kıran kırana bir rövanş maçına çıkmıştı. Ancak maça damgasını vuran, boksörlerin performansı değil, gökyüzünden ringin kenarına inen bir paraşütçü oldu.
Devlerin Kapışması ve Beklenmedik Misafir
Riddick Bowe ve Evander Holyfield arasındaki rekabet, dönemin en heyecan verici çekişmelerinden biriydi. İlk maçı Bowe kazanmış, Holyfield ise unvanını geri almak için hırslıydı. Maç, beklendiği gibi yüksek tempolu ve çekişmeli başlamıştı. Seyirciler nefeslerini tutmuş, bu dev kapışmanın her anını izliyordu.
Maçın 7. raundu devam ederken, kimsenin beklemediği bir şey oldu. Gürültülü bir motor sesi eşliğinde, James “Fan Man” Miller adında bir adam, sırtına taktığı dev bir pervane (motorlu yelkenkanat/paramotor) ile ringin hemen üzerine doğru alçaldı. Seyircilerin şaşkın bakışları arasında Miller, kontrolünü kaybederek ringin iplerine ve aydınlatma sistemine takıldı. Paraşütü ringin kenarına, seyircilerin arasına düştü.
Kaos, Öfke ve 21 Dakikalık Ara
Bu inanılmaz olay karşısında salonda tam bir kaos yaşandı. Seyirciler şaşkınlık ve öfke içindeydi. Boksörler ve hakem ne olduğunu anlamaya çalışırken, güvenlik görevlileri hızla duruma müdahale etti. Miller, ring kenarındaki öfkeli kalabalık ve Bowe’un ekibinden bazı kişiler tarafından tartaklanarak ringden uzaklaştırıldı. Hatta Holyfield’ın antrenörü Lou Duva’nın da Miller’a müdahale etmeye çalışırken hafif bir kalp rahatsızlığı geçirdiği bildirildi.
Maç, bu akılalmaz olay nedeniyle tam 21 dakika boyunca durmak zorunda kaldı. Ring kenarı temizlendi, güvenlik önlemleri artırıldı ve boksörlerin konsantrasyonlarını yeniden toplaması için zaman tanındı.
“Fan Man” Kimdi ve Neden Yaptı?
James Miller, daha sonra “Fan Man” olarak ünlenecek olan, gariplikleriyle tanınan bir figürdü. Bu onun ilk dikkat çekici eylemi değildi; daha önce de benzer şekillerde spor müsabakalarını bölmeye çalışmıştı. Amacının tam olarak ne olduğu hiçbir zaman netleşmese de, genellikle dikkat çekmek, bir tür “protesto” yapmak veya sadece sıra dışı bir heyecan arayışında olduğu düşünülüyordu. Olayın ardından Miller, çeşitli suçlamalarla tutuklandı ve para cezasına çarptırıldı.
Maçın Kalanı ve Olayın Mirası
Uzun aranın ardından maç devam etti. Evander Holyfield, rakibi Riddick Bowe’u puanla yenerek unvanlarını geri almayı başardı. Ancak maçın sonucu kadar, hatta belki daha fazla konuşulan şey “Fan Man” olayı oldu.
Bu olay, boks tarihinin en tuhaf ve beklenmedik anlarından biri olarak kayıtlara geçti. Spor müsabakalarında güvenliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi ve büyük etkinliklerde benzer olayların yaşanmaması için yeni önlemlerin alınmasına neden oldu. Televizyon yayıncılığı için de unutulmaz bir “kriz anı” yönetimi örneği teşkil etti.
“Fan Man” vakası, sporun sadece skorlardan ve şampiyonluklardan ibaret olmadığını, bazen insan faktörünün ve beklenmedik olayların da tarihe geçebileceğini gösteren çarpıcı ve bir o kadar da komik bir örnektir. O gece ringe inen paraşütçü, boks tarihine silinmeyecek bir “tuhaflık” notu düşmüştür.
Dmitry Bivol, Canelo Alvarez ve Terence Crawford Arasındaki Dev Maç Hakkında Konuştu
Dmitry Bivol, Canelo Alvarez ve Terence Crawford arasında merakla beklenen karşılaşmaya ilişkin görüşlerini paylaştı.
Canelo, 12 Eylül Cuma günü Las Vegas’taki Allegiant Stadyumu’nda ‘Bud’ Crawford’a karşı tartışmasız süper orta siklet şampiyonluğunu savunacak.
Guadalajara, Meksikalı 34 yaşındaki boksör, 3 Mayıs’ta eski IBF şampiyonu William Scull’a karşı oybirliğiyle aldığı galibiyetle 168 pounddaki (yaklaşık 76.2 kg) tartışmasız şampiyonluk unvanını geri almıştı, ancak birçok izleyici Canelo’yu Kübalı boksöre karşı sergilediği performans nedeniyle eleştirdi.
Canelo ve Crawford arasındaki yaklaşan mega maç öncesinde, birleşik hafif ağır siklet şampiyonu ve Meksikalı yıldızın eski rakibi Dmitry Bivol, bu pound-for-pound yıldızlarının bu yılın sonlarında kozlarını paylaştığında sonucun ne olacağına dair tahminini yaptı.
Fight Hub TV’ye konuşan Bivol, eski rakibi yerine ‘Bud’ Crawford’a destek veriyor gibi göründü.
“Bence Crawford bu maçı çok istiyor. Bu maçı istiyor ve bence Canelo’nun önceki rakiplerinden çok daha aktif olacak ve farklı bir zihniyete sahip. Şampiyon zihniyetine sahip. Bence maç çok daha ilginç olacak.”
Crawford, Eylül’de Canelo’ya karşı galip gelmesi durumunda, erkek boks tarihinde üç farklı siklette tartışmasız statüye ulaşan ilk boksör olacak.
Omaha, Nebraska’dan 37 yaşındaki, gardını değiştirebilen (her iki gardı da kullanabilen) boksör, bugüne kadar olağanüstü bir profesyonel kariyere sahip oldu; bu kariyerde dört farklı siklette dünya şampiyonluklarının yanı sıra süper hafif siklet ve yarı orta siklette de tartışmasız şampiyonluklar kazandı.
‘Bud’, Meksikalı ikonla yapacağı dev maç öncesinde iki siklet yukarı çıkma göreviyle karşı karşıya. Canelo ise 2018’de süper orta sikletteki ilk çıkışından bu yana 168 poundda baskın bir güç.
Ringlere Dönüş Hazırlığı: Jermall Charlo, LaManna Maçıyla Form Tutacak
Jermall Charlo, bir sonraki rakibini hafife almadığını açıkça belirtmek istedi.
Ancak, sporun en üst seviyesine hemen geri dönme arzusunu bastıramadı.
Şimdilik, eski iki siklet şampiyonu, 31 Mayıs’ta Thomas ‘Cornflake’ LaManna ile yapacağı karşılaşmaya kilitlenmiş durumda. Maçları, Caleb Plant-Armando Resendiz geçici WBA süper orta siklet unvan maçının alt karşılaşması olarak gerçekleşecek.
Charlo, Çarşamba günü Los Angeles, Kaliforniya’daki The Mayan’da düzenlenen tanıtım basın toplantısında toplanan medyaya, “İşimi yapacağım. Daha büyük maçlarım, halletmem gereken daha önemli işlerim var,” dedi. “LaManna’yı küçümsemiyorum. O, benim için antrenman yapıyor. Ben bir süredir bu seviyedeyim. Bana nasıl geldiklerini biliyorum.”
Her iki maç da Las Vegas, Nevada’daki Michelob ULTRA Arena’dan PBC on Prime Video dörtlü yayın programının bir parçası olarak yayınlanacak.
Bu etkinlik, her ikisinin de bu ayın sonunda galip gelmesi durumunda, yılın ilerleyen dönemlerinde bir Plant-Charlo husumet maçına zemin hazırlamak için tasarlandı.
Houstonlı Charlo (33-0, 22 Nakavt), öncelikle ringe yeniden adapte olmaya odaklanmış durumda.
Güney Jersey’li LaManna (39-5-1, 18 Nakavt) ile yapacağı maç, 18 ay sonraki ilk maçı olacak. O maçta Charlo, tam da bu salonda Jose Benavidez Jr.’ı puanla yenmişti; bu galibiyet, sakatlık ve kişisel sorunlar nedeniyle 29 aylık bir ring yokluğuna son vermişti.
Toplamda, hala WBC orta siklet şampiyonu olduğu Haziran 2021’den bu yana sadece iki kez dövüştü.
Charlo, “Sürekli ‘geri döndüm’ demek istemiyorum ama ne demek istediğimi anlıyorsunuz,” diye belirtti. “168’e (süper orta siklete) bir mesaj vermek için çıkıyorum. Odaklandım ve kilitlendim. Bu maçı aradan çıkarıp mümkünse Caleb Plant ile kapışmak istiyorum. Üzerinde çalıştığım bazı büyük işler var, bu yüzden takipte kalın.”
Hem Plant hem de Charlo kendi maçlarını kazanmak için ağır favori olsalar da, ikisi de geleceğin neler getireceği konusunda pek konuşmadı.
Charlo, bazı bahis sitelerinde LaManna’yı yenmesi için -1400 gibi yüksek bir oranla listeleniyor. LaManna üst üste dokuz maç kazanmış olsa da, bu karşılaşma için hem rekabet seviyesi hem de siklet olarak büyük bir adım atıyor. Plant, Resendiz’i yenmek için -2000 oranıyla favori.
Daha aktif bir Charlo, muhtemelen bahis oranlarında daha büyük bir fark yaratırdı. Ancak, aynı senaryo Plant ile doğrudan bir karşılaşmaya yol açardı.
Bununla birlikte, üçüncü bir siklette şampiyonluk hedeflediği için 31 Mayıs’ı kendini yeniden tanıtma fırsatı olarak kullanacak.
Charlo, “Henüz süper orta siklette dövüşmedim,” dedi, ancak teknik olarak Benavidez’e karşı aldığı yukarıda bahsedilen galibiyetinde bu siklette dövüşmüştü. “Sınır yok. Kalkıp kilo vermeye alışkınım. Bu beni daha iyi ya da daha kötü yapabilir, asla bilemezsiniz. Sadece odaklanmaya devam ediyorum, artık hiçbir şeyin beni rahatsız etmesine izin vermiyorum.”
“160 (orta siklet) o kadar da kötü değildi. 154’te de (süper yarı orta siklet) yapmamız gerekeni yaptık. 168 (süper orta siklet), buranın benim sikletim olduğunu hissediyorum. Hayatınızda gördüğünüzden daha patlayıcı olacağım.”
Siyasi Kariyerden Ringlere: Pacquiao'nun Şaşırtan Geri Dönüş Hamlesi
ESPN’den Andreas Hale, uzun süredir devam eden söylentileri doğrulayarak, WBC yarı orta siklet şampiyonu Mario Barrios’un efsanevi Manny Pacquiao’yu ringlere geri döndüreceğini bildirdi. Bu karşılaşma, 19 Temmuz’da Las Vegas’ta düzenlenecek PBC on Prime PPV (Öde-İzle) etkinliğinin ana maçı olacak.
Pacquiao (62 galibiyet, 8 mağlubiyet, 2 beraberlik, 39 nakavt), 2021’de son anda yerine geçen Yordenis Ugas’a karşı çekişmeli ama net bir hakem kararıyla kaybetmesinden bu yana dövüşmemişti. Bu mağlubiyet, benzeri görülmemiş şekilde sekiz farklı siklette şampiyonluk kazandığı 26 yıllık kariyerini görünüşe göre sonlandırmıştı. Filipinler Senatosu’ndaki altı yıllık görev süresinin sona ermesinin ardından, 2022 seçimlerinde başkanlığa aday olmayı denedi ancak Bongbong Marcos ve Leni Robredo’nun çok gerisinde kalarak ancak üçüncü olabildi.
Bu başarısızlık, onu Floyd Mayweather’ın izinden giderek tuhaf bir şekilde kazançlı gösteri maçları yoluna soktu; bu yol, takip eden Aralık ayında DK Yoo’ya karşı aldığı kolay bir galibiyetle başladı. Daha sonra 2023’te Rizin ile anlaştı ancak ertesi yıla kadar ringe çıkmadı. Muay Thai/Kickboks efsanesi Buakaw Banchamek ve Rizin’in gediklilerinden Chihiro Suzuki ile planlanan maçları suya düştü ve bu durum onu Rukiya Anpo’ya karşı sözleşmeyle zorunlu kılınan bir beraberlik maçında zorlanmak zorunda bıraktı.
“Pac-Man”, açıkçası, son beş yılda sadece bir kez boks yapmış 45 yaşında bir adam gibi görünüyordu. Anpo’nun boyu, erişim mesafesi ve gücüyle başı fena halde dertteydi; bu da makul derecede sert ellere sahip bir başka altı fitlik (yaklaşık 1.83m) boksöre karşı pek iyiye işaret değil.
Barrios (29G-2M-1B, 18KO) 2023’te Ugas’ı sürpriz bir şekilde yendiğinden beri toplamda sıfır zorunlu rakiple dövüştü; ilk unvan koruma maçında pek de istekli olmayan Fabian Maidana’yı yendi, ardından geçen Kasım’da Abel Ramos ile berabere kaldı.
Canelo Engeli Crawford İçin Ne Kadar Büyük? Ekibi Endişeleri Hiçe Sayıyor!
Terence Crawford’ın ekibi, 12 Eylül’de Las Vegas’taki Allegiant Stadyumu’nda DAZN PPV’de yayınlanacak olan tartışmasız süper orta siklet şampiyonu Canelo Alvarez’e karşı yapacağı dövüş öncesinde şimdiden aşırı özgüvenli görünüyor. Antrenör Bernie ‘Tha Boxer’ Davis, Crawford (41-0, 31 nakavt) için adeta bir zafer garantisi veriyor; hem de Crawford’ın 168 pound’da (süper orta siklet) hiç deneyimi olmamasına, esasen üç sıklet yukarı çıkmasına ve bir yıllık bir aradan sonra ringe dönmesine rağmen.
Bernie ‘Tha Boxer’ Davis, Pro Boxing Fans’e Terence Crawford’ın 12 Eylül’de Canelo Alvarez ile dövüşeceği haberi hakkında, “Çok heyecanlıyım. Birçok insan Crawford’ın yaşından bahsediyor ama bilirsiniz, Canelo’nun dediği gibi ‘Boks yoksa hayat da yok’,” dedi. “Crawford hala formunda ve hiç yıpranmadı.”
Crawford’ın Canelo’ya karşı nasıl bir performans sergileyeceğini görmek ilginç olacak, çünkü geçen Ağustos’ta Israil Madrimov’a karşı yaptığı son dövüşte korkunç derecede kötü görünmüş ve tartışmalı bir 12 rauntluk kararla kazanmıştı. Crawford, 13 ay ringlerden uzak kaldıktan sonra 147 pound’dan 154 pound’a yükseldi. O dövüşte aynı anda hem ring pası yemiş, hem yaşlı hem de zayıf görünüyordu ve hakemlerden adeta bir hediye aldı. Şimdi Crawford, bir yıl daha beklemeyi, hazırlık maçı yapmamayı ve 13 ay ringlerden uzak kaldıktan sonra doğrudan bir Canelo dövüşüne çıkmayı seçti. Bu dövüşü “miras” amaçlı aldığını söylüyor, ancak hareketsizliği nedeniyle onu ciddiye alamazsınız.
Bernie, Terence hakkında, “Bu yıllar boyunca çok çalıştı. Elbette bunu da hesaba katmalısınız, ama kalbinde, zihninde ve ruhunda boks konusunda hala genç,” dedi. “Boksu seviyor. Bu onu motive etmenin bir yolu. O meydan okumayı seven biri. Meydan okumaları seviyor ve Canelo alabileceğiniz en büyük meydan okuma.”
Davis, Canelo hakkında, “Onun gibi bir adamı yakalamak için iki siklet yukarı çıkmamız gerekiyor. Aslında üç siklet. En sert yumruk atan o, harika bir kontra yumrukçu,” dedi. “Tonlarca deneyimi var. Tartışmasız bir şampiyon, birleşik bir şampiyon ve birkaç siklette şampiyon.”
“Pacquiao ve Mayweather’ı alamadık ama Canelo’yu alıyoruz. Crawford Ekibi için hiçbir şey kolay olmuyor ama 12’sinde iyi görünmemizi bekleyin. 12 Eylül’de galip çıkmamızı bekleyin.”
Davis, sanki kendini biraz fazla kaptırmış gibi bir ses tonuyla, “Crawford hakkında bir şey varsa o da cesur olmasıdır. O serserilerin hiç cesareti yoktu. O serseriler kazanmak istemiyordu. Crawford kazanmak istiyor. İşte bu kadar. Mesele kemer falan değil. Mesele hiçbir şey değil. Bir sözleşme imzaladık ve kazanmak istiyoruz, ve o en iyisi,” dedi.
Deontay Wilder bu Haziran’da ringlere geri dönüyor ve eğer bu maçı kazanırsa, oldukça talep gören bir isim olacak.
Eski WBC Ağır Siklet Dünya Şampiyonu, Suudi Arabistan’da aldığı üst üste iki mağlubiyetten bu yana ringlerden uzaktı. Önce Joseph Parker’a puanla yenilmiş, ardından Zhilei Zhang’a nakavt olmuştu.
Wilder bu maçlarda eski, tehlikeli halinden uzaktı ve birçok kişi 39 yaşındaki boksörün emekliliği düşünebileceğini düşünüyordu. Ancak bu onun planları arasında değildi ve Kansas’ta Tyrell Herndon’a karşı yapacağı geri dönüş maçının, kendisini daha büyük ağır siklet müsabakalarına taşıyacak bir sıçrama tahtası olmasını umuyor.
Hedefleri arasında, Temmuz ayında tartışmasız şampiyonu belirlemek için karşılaşacak olan şampiyonlar Daniel Dubois ve Oleksandr Usyk’e karşı kemer maçları ile Anthony Joshua ile uzun zamandır beklenen bir mücadele yer alıyor.
Wilder’ın listesindeki bir diğer isim ise Jarrell Miller. Bu, ‘AJ’ maçıyla kıyaslandığında daha düşük profilli olsa da, yıllardır süren husumetleri nedeniyle her iki boksör için de kişisel bir anlam taşıyan, tamamen Amerikalıların kapışacağı bir kin maçı.
Bloody Elbow’a konuşan Wilder, aralarındaki husumetin ne kadar ciddi olduğunu ayrıntılarıyla anlattı.
“Onu hiç sevmiyorum. Çok fazla şey söylemeyeceğim ama bu herif her zaman benden nefret etmiştir… Sürekli bir şeyler yapmaya ya da aptalca laflar etmeye çalışıyor. Bu saçmalıklar artık bayatladı. Bütün hayatın boyunca bir adamı kovalıyorsun ve hâlâ aynı yerdesin. Ben başarıyı kovalıyorum, hayalleri kovalıyorum, mirası kovalıyorum, unutulmaz anları kovalıyorum.”
“Sorunuza gelecek olursak dostum, eğer o zaman gelirse ve bu durum için para da uygun olursa, onu yere sermeyi çok isterim. Ona söylediğim gibi, ben onu elime geçirene kadar mezar yerini hazırlatsa iyi olur. Gidip bulsun o yeri, çünkü ben bu adamlarla oyun oynamıyorum. Bir dövüş ayarlamak için bazı şeyler söylemek gerektiğini anlıyorum ama şunu da anlamalısın ki, işler kişiselleştiğinde, her an, hatta seni gördüğüm anda bile hesabını kesebilirim. Gördüğüm yerde.”
2019’da Anthony Joshua ile yapacağı maç öncesinde doping testlerinden geçememesiyle tanınan Miller, en son Andy Ruiz Jr. ile yaptığı ve birçok kişinin kendisinin kazandığını düşündüğü tartışmalı bir maçta berabere kalmıştı.
Ardından İngiltere’de kendi markasını oluşturmak amacıyla Ipswich Town’ın Portman Road Stadyumu’nda Fabio Wardley ile dövüşmek için anlaşma imzaladı ancak promosyon şirketinin açıklamasına göre omuz sakatlığı nedeniyle maçtan çekilmek zorunda kaldı.